Her Mevsim Bahardır
Her mevsim bahardır yine de
Her mevsim bahardır yine de
Ay doğar, gece uçurum gibi gelir
Doludizgin tayların yeridir yerim
Orada hüsran terli toprağım
Susarsam düşerim ıslatır toprağı terim
Her mevsim bahardır yine de
Siz boğdunuz hayatı
Savruldu aşkların külleri kalplerimizden
O sevinçlar
Göz kırparak geöçtiler düşlerimizden
Çekin artık
Çekin artık gölgelerinizi günlerimizden
Ey Munzurum, rüzgarım, aşkım,I şarkım
Gel beni kurtar
Her yağmura savrulan
Islak kanatlı kuşları kurtar
Bilinir dışarıda zemheri vardır
Ama barış için, kardeşlik için, aşk için
Her mevsim bahardır yine de
Hallaci mansur'un küllerinden geliyoruz
Şeyh bedrettin kederinden
Kawa'nın ateşinden
Pir Sultan'ın cüretinden geliyoruz
Geliyoruz kalplerimizde bahar
avuçlarımızda dünya
Geliyoruz yorulmuş yorgunluklarla
Büyüyen ağıtlarla
Çoğalan çocuklarla
Ağrıyan anılarla
Geliyoruz kalplerimizde bahar
Avuçlarımızda dünya
Her türküyü çalmaz
bizim parmaklarımız
Her halaya çırpınmaz bizim mendilimiz
Geliyoruz her mevsim bahardır yine de
Her türküyü çalmaz bizim parmaklarımız
Her halaya çırpınmaz bizim mendilimiz
Kalan telli kırık bir saz
Telli şeytan dilimiz
Pir Sultanlar bizim pirimiz
Vur Ben Ölem
Duydum ki ben,
Yavrum varmis ölüme
Ates saldi gülsenime tenime
Kahpe felek nasil
kiydin gülüme
Gün doganda gün
batanda aglarim
Aglarim, aglarim, anam aglar
Ara yerde ara yerde
Kalmisam bir ara yerde
Gül açarken mor daglarda
Ölüm bekler ara yerde
Vur ben ölem vur ben ölem
Kavuþmadik vur ben ölem
Azrail daðlara çökmüs
Sen ölme yavrum dur ben ölem
Cana deðer cana deger
Gül koklarsin cana deger
Karli daglar duman olmus
Ölüm gelir cana deger
Vur ben ölem vur ben ölem
Kavusmadik vur ben ölem
Azrail daglara çökmüs
Sen ölme yavrum dur ben ölem
Inançtir bu tani yavrum
Sevdadir piril piril
Demire tirnakla
Duvara kanla yazilir
Acilardan süzülür
Cani can zindani zindan içinde
Beton gülüdür bükülmez
Bükülmez yavrum
Cellat suratlara tükürür
Ve alni safaga dogru dar agacina yürür
İnançtir bu tani yavrum sevdadir piril piril
Demire tirnakla duvara kanla yazilir
Dün gece düşümde can dostu gördüm
Ulu bir çınardan dal verdi bana
Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm
Ben zehir istedim bal verdi bana
Candostum dostum bal verdi bana
Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim
Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim
Can yanarsa canan küser mi dedim
Can dostum dostum elverdi bana
Can dostum gül dostum
El verdi bana el verdi bana
Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim
Hasretin acısı çöl verdi bana
Can dostu görünce eridim bittim
Yüreğime ateş kül verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana
Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim
Dost olmazsa gönül tozar mı dedim
Hayaloğlu sana kızar mı dedim
Yanağımdan öptü gül verdi bana
Can dostum dostum gül verdi bana
Ben bir kaçağım dağlarda
Dolanırım orda burda
Seni düşünürüm yavrum
Her takatsız kaldığımda
Kış olur karlar yağınca
Hüzün birden bastırınca
Başım darda kalınca
Düşünürüm düşünürüm
Düşünürüm seni yavrum
Bir mevsim daha girdi hayatıma
Kar ve tipilerle kanıyorum yavrum
Çığlıklara çığ düşen
Karların altında derin iniltilerle
Berf tutmaz demişti
Bir zaman bir düşümün hevali
İçimde kanayan ülkenin
Bombalarla küle dönmüş dağları
Ey gölgebine sığındığım
Ulu ulu çınarlar
Ey türkülerime soluk veren
Nazlı nazlı pınarlar
Ey en büyük işkenceler tanığı
Alınlardaki kabartma haritalar
Ey soframdaki küçük kara katığım
Akdenizde kundaklanan ağaçları
El verin bana el verin
Kış olur karlar yağınca
Hüzün birden bastırınca
Başım darda kalınca
Düşünürüm düşünürüm
Düşünürüm seni yavrum
Yavrum varmis ölüme
Ates saldi gülsenime tenime
Kahpe felek nasil
kiydin gülüme
Gün doganda gün
batanda aglarim
Aglarim, aglarim, anam aglar
Ara yerde ara yerde
Kalmisam bir ara yerde
Gül açarken mor daglarda
Ölüm bekler ara yerde
Vur ben ölem vur ben ölem
Kavuþmadik vur ben ölem
Azrail daðlara çökmüs
Sen ölme yavrum dur ben ölem
Cana deðer cana deger
Gül koklarsin cana deger
Karli daglar duman olmus
Ölüm gelir cana deger
Vur ben ölem vur ben ölem
Kavusmadik vur ben ölem
Azrail daglara çökmüs
Sen ölme yavrum dur ben ölem
İnfaz
Inançtir bu tani yavrum
Sevdadir piril piril
Demire tirnakla
Duvara kanla yazilir
Acilardan süzülür
Cani can zindani zindan içinde
Beton gülüdür bükülmez
Bükülmez yavrum
Cellat suratlara tükürür
Ve alni safaga dogru dar agacina yürür
İnançtir bu tani yavrum sevdadir piril piril
Demire tirnakla duvara kanla yazilir
Can Dostum
Dün gece düşümde can dostu gördüm
Ulu bir çınardan dal verdi bana
Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm
Ben zehir istedim bal verdi bana
Candostum dostum bal verdi bana
Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim
Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim
Can yanarsa canan küser mi dedim
Can dostum dostum elverdi bana
Can dostum gül dostum
El verdi bana el verdi bana
Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim
Hasretin acısı çöl verdi bana
Can dostu görünce eridim bittim
Yüreğime ateş kül verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana
Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim
Dost olmazsa gönül tozar mı dedim
Hayaloğlu sana kızar mı dedim
Yanağımdan öptü gül verdi bana
Can dostum dostum gül verdi bana
Seni Düşünürüm
Ben bir kaçağım dağlarda
Dolanırım orda burda
Seni düşünürüm yavrum
Her takatsız kaldığımda
Kış olur karlar yağınca
Hüzün birden bastırınca
Başım darda kalınca
Düşünürüm düşünürüm
Düşünürüm seni yavrum
Bir mevsim daha girdi hayatıma
Kar ve tipilerle kanıyorum yavrum
Çığlıklara çığ düşen
Karların altında derin iniltilerle
Berf tutmaz demişti
Bir zaman bir düşümün hevali
İçimde kanayan ülkenin
Bombalarla küle dönmüş dağları
Ey gölgebine sığındığım
Ulu ulu çınarlar
Ey türkülerime soluk veren
Nazlı nazlı pınarlar
Ey en büyük işkenceler tanığı
Alınlardaki kabartma haritalar
Ey soframdaki küçük kara katığım
Akdenizde kundaklanan ağaçları
El verin bana el verin
Kış olur karlar yağınca
Hüzün birden bastırınca
Başım darda kalınca
Düşünürüm düşünürüm
Düşünürüm seni yavrum
Sent using SendMeRss.com.
Visit here to unsubscribe from Dizi izle Film izle diziizle.
Recommended Feeds/Actions
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder